Yurtdışı Alacakların Tahsili

Ticari hayatta tarafların birbirine güven duyması ve sorunsuz bir ticari ilişki yürütmesi hedef olmakla birlikte, bazen hukuksal bazen de firmalara özgü iç veya dış koşullar nedeniyle uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir. Uyuşmazlıkların taraflar arasında karşılıklı iletişim ve iyi niyet koşulları çerçevesinde çözülemediği durumlarda ise hukuki yollara başvurmak kaçınılmaz olmaktadır.

Tahsil edilememiş alacaklar işletmelerin nakit akışını bozan, doğru tahsil yöntemi seçilmediğinde ise ciddi hukuksal maliyetlerle ve çoğu zaman da sonuçsuz kalan en temel hukuksal problemlerin başında gelmektedir. Söz konusu alacaklar iş yapılan ülkede yani lokal bir alacak olabileceği gibi yurtdışı ile yapılan iş ve işlemlerden kaynaklı olarak uluslararası bir nitelik de taşıyor olabilir. Dolayısıyla alacağın hangi işlemden doğduğu, hangi coğrafya ile ilgili olduğu uygulanacak hukuk açısından önemli farklılıklar taşımaktadır.

Özellikle Uluslararası iş ve işlemlerden kaynaklı bir alacak söz konusu ise ilgili ülke yasalarından kaynaklanan farklılıklar, iletişim dilindeki farklılıklar ve ayrıca da ticari kültür nedeniyle uluslararası alacak tahsilatı oldukça karmaşık bir hal almaktadır.

Borçlunun veya alacaklının farklı bir ülkede olması durumunda yukarıda belirtilen farklılıklar nedeniyle her bir alacak bazında değerlendirme yapılarak en uygun hukuksal yolun bulunması önem arz etmektedir. Zira uluslararası alacaklar bakımından yapılacak olan takibin, diğer alacak takiplerinden ayrılan noktası ”yabancı” ülkede başlayacak olması ve dolayısı ile yapılan takibe ilişkin olarak takibin başlatıldığı ülkenin hukuk kurallarının uygulanacak olmasıdır.

İzlenecek yolun belirlenmesinde en önemli unsur taraflar arasındaki sözleşmenin ve buna bağlı alacağın detaylı analizidir. Bu analizin ise özellikle uluslararası ticaret hukuku alanında bilgi sahibi olan kişi veya kurumlarca yapılması gerekmekte diğer bir deyişle bir çeşit dış ticaret danışmanlığı sunulması söz konusu olmaktadır. Zira bu bilgiler ışığında alacaklı açısından en uygun çözüm yolunun oluşturulması gerekecektir.

Alacağın detaylı analizi yanında borcun tahsil edilebilme imkanının da değerlendirilmesi, bu konuda araştırma yapılması gerekmektedir. Tüm bu araştırmalar neticesinde alacaklı ile kararlaştırılarak ilgili alacağın tahsil süreci başlatılmaktadır. Söz konusu süreçte en temel amaç, ilgili alacağın hızlı, mümkün olduğunca az masrafla tahsilinin sağlanmasıdır.

Bu konuda izlenecek yol alacağın yasal takip öncesi tahsili ve icra takibi ile sonuçlanan yasal takip yoluyla tahsili olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. Literatürde “amicable solution” olarak adlandırılan dostane çözüm yolu ilk olarak başvurulan hukuksal süreç olup alacağın yasal takibe gitmeden hızlıca ve en az masrafla tahsilini hedeflemektedir. Bu süreçte ilgili ülkedeki borçlu ile değişik yol ve yöntemlerle iletişime geçilerek borcun ödenmesi sağlanmakta, ödemenin gerçekleşmemesi durumunda icra takibine başlanacağı borçluya ihtar edilmektedir. Söz konusu süreç genel olarak borcun tamamının ödenmesi veya alacaklının kabul etmesi halinde borcun taksit halinde ödenmesi suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Bu çözüm en kısa ve ekonomik tahsil yöntemi olup alacaklı alacağını en hızlı şekilde elde etmekte ve ayrıca borçlu ile olan ilişkilerini dostane şekilde çözdüğü için ticari ilişkilerinin devamlılığı sağlanabilmektedir.

Dostane çözüm yolundan sonuç alınamaması durumunda, alacaklının izni ile ikinci aşama olan icra takibine geçilmektedir. Bu süreçte ilgili ülke ile ülkemiz arasındaki ikili anlaşmalar ve ilgili ülkenin kanunlarına da göz önünde bulundurularak, icra takibinin aşamaları ve icra takibi için gerekli masraflar alacaklıya bildirilmektedir. Alacaklının uygunluğunun alınması sonrasında anlaşmalı hukuk bürolarımızla birlikte icra takibi başlatılmakta olup borçlunun takibe itiraz etmemesi ve alacağın tahsili ile birlikte bu süreç sonuçlanmaktadır. Borçlunun icra takibine itiraz etmesi durumunda, alacağın yargıda ispat edilmesi suretiyle yargılama yoluna başvurulur. Yargılama sonucunda alacaklının haklı bulunması halinde, uluslararası alacağın tahsili gerçekleşmektedir.

GCCG Glocal Collection ve Consulting olarak alacak yönetimi hizmeti ile sektör ayırımı olmaksızın başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde tahsili gecikmiş yurtdışı alacaklarınızın uzun zaman alması muhtemel yasal takip süreçleri öncesi ve hızlı bir şekilde tahsil edilmesine ilişkin çözümler sunuyoruz. Bünyemizdeki 100’ü aşkın kişilik uzman kadrosu ve çağrı merkezimiz ile alacak tahsili konusunda dünyanın birçok yerinde size özel çözümlerle hizmet sunuyoruz.

Ticaretten doğan risklerinizin azaltılması ve muhtemel yasal süreçlerde haklarınızın korunması açısından önemli olan diğer husus da ticari sözleşmelerinizin ülke mevzuatına uygun şekilde ve sizi garanti altına alacak şekilde hazırlanmasıdır. Ekibimiz size sözleşme hukuku kapsamında bu hizmeti de sunmakta ve hukuksal eksiklikten kaynaklı alacak riskinizi ortadan kaldırmanıza yardımcı olmaktayız.

Yerel ve uluslararası ticarette müşterinin karşılaşabileceği riskleri azaltmak amacıyla her nevi müşteri bilgisinin doğruluğunun araştırılması kapsamında; ortaklık yapısı, mali yapısı, bankalarla ilişkisi, borç/alacak ilişkisi, ticari ahlakı ve kredibilitesi gibi hususlar yanında adres kontrolü, malvarlığı araştırması,  şirketin finansal ve finansal olmayan kayıtlarının kontrolü ve denetimi, yerinde istihbarat ve araştırma gibi, yurt içi ve yurt dışı bilgi doğrulama, kontrol ve denetim hizmetini de siz değerli müşterilerimize sunmaktayız.

Daha da önemlisi, tüm bu hizmetlerimizi temel olarak “tahsilat yoksa komisyon da yok” prensibi ile en az maliyetle ve hızlı bir şekilde sunuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.